Burcu Çetin Şeker Klinik Psikolog
Terapi Üzerine

Doğru Psikoloğu Nasıl Seçersiniz? Diploma Sormak Ayıp Değil

· Burcu Çetin Şeker

Doğru Psikoloğu Nasıl Seçersiniz? Diploma Sormak Ayıp Değil

Ruh sağlığımız, beden sağlığımız kadar değerli. Bir doktora giderken nereden mezun olduğuna, hangi alanda uzmanlaştığına bakıyoruz; ama iş ruh sağlığımızı emanet edeceğimiz kişiye gelince çoğumuz soru sormaya çekiniyoruz. Bu yazıda hem klinik psikologların ne yaptığını, hem terapi sürecinin nasıl işlediğini, hem de bir uzman seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatmak istiyorum.

Klinik psikolog ne yapar?

Psikoloji çok sayıda alt alana ayrılan bir bilim dalı. Psikoloji mezunu biri endüstri, pazarlama, çocuk gelişimi ya da adli alanlarda da çalışabilir. Klinik psikoloji ise depresyon, kaygı bozuklukları gibi ruhsal zorlukları anlamaya ve bunlara psikoterapi yoluyla destek sunmaya odaklanır.

Şunu da eklemek isterim: Psikoterapi her zaman tek başına yeterli olmayabilir. Bazı durumlarda ilaç desteği gerekir ve bu, bir psikiyatrist eşliğinde yürütülür. Psikoterapi ile ilaç desteğinin birlikte götürüldüğü süreçler, birçok durumda en sağlıklı yaklaşımdır. Psikolog ve psikiyatrist rakip değil, aynı takımın oyuncularıdır.

Terapi kaç seans sürer?

Bir seans yaklaşık 45-50 dakikadır ve açık konuşmak gerekirse tek seans, çoğu zaman bir sorunu anlamak için bile yeterli değildir. EMDR sürecinde ortalama 8-10 seans gerekir; bir terapi sürecinin gerçekten işlevsel olması içinse genellikle en az 10-12 seansı gözden çıkarmak gerekir. Çoklu travmalarda bu süre uzayabilir. Kısacası terapi bir sprint değil, birlikte yürünen bir yoldur.

Doğru eşleşme meselesi

Bir de az konuşulan bir gerçek var: Her psikolog her danışana uygun olmayabilir. Bazen kişi bir yerden duyup gidiyor, ama gittiği uzmanın çalışma alanı kendi sorunuyla örtüşmüyor — travma desteği ararken karşısındaki kişinin uzmanlığı bambaşka bir alanda olabiliyor. Bu, o uzmanın kötü olduğu anlamına gelmez; ama yanlış eşleşme insanı terapiden soğutabilir. "Gittim, bir saat anlattım, hiçbir şey olmadı" cümlesinin arkasında çoğu zaman bu vardır.

Sormaya hakkınız var

Mesleğimizin en önemli gündemlerinden biri, psikolog olmayan kişilerin "terapi" adı altında hizmet vermesi. Burada en büyük güç, bilinçli danışanlardır. Bir uzmana gittiğinizde şunları sormak en doğal hakkınız:

  • Hangi üniversiteden, hangi bölümden mezun oldunuz?
  • Bana uygulamayı düşündüğünüz yöntem nedir; bu yöntemle ilgili geçerli bir eğitiminiz var mı?
  • Benim sorunumla ilgili deneyiminiz ve uzmanlığınız var mı?

Kültürümüzde karşımızda bir uzman görünce "nasıl olsa işini biliyordur" deyip sorgulamamak yaygın; soru sormak ayıpmış gibi hissedilebiliyor. Değil. Ruh sağlığınızı kime emanet ettiğiniz, en az bedeninizi kime emanet ettiğiniz kadar önemli.

Aşağıda, bu konuları konuştuğumuz program kaydını da bulabilirsiniz.

Bu yazı, Business Channel Türk'te yayınlanan "Sertan Kırço ile Vizyon" programındaki söyleşimden derlenmiştir.

Bu konu size tanıdık geldiyse

Bir ön görüşmeyle ihtiyacınızı birlikte değerlendirebiliriz. Randevu talebiniz kayıt altına alınır, en kısa sürede dönüş yapılır.

Randevu Talebi

Diğer yazılar