Burcu Çetin Şeker Klinik Psikolog
Kendini Tanımak

Kayıp Karşısında Neden Kıyaslama İhtiyacı Duyuyoruz?

· Burcu Çetin Şeker

Kayıp ve yas sürecinde duygusal destek

Birisi kayıp yaşadığında nasıl tepki veriyoruz? Çoğu zaman, farkında bile olmadan, yaşadığı acıyı başka kayıplarla kıyaslamaya çalışıyoruz.

“Daha kötüsünü yaşayanlar var.”

“Ben de benzer bir şey yaşadım, zamanla geçiyor.”

“Artık önüne bakman gerekiyor.”

Bu cümleleri çoğunlukla iyi niyetle, karşımızdaki kişinin acısını hafifletmek ya da ona destek olmak amacıyla kuruyoruz. Ancak bazen teselli etmeye çalışırken, farkında olmadan kişinin yaşadığı kaybı küçümseyebiliyor ve yasına alan açmak yerine onu sınırlandırabiliyoruz.

Peki, bir başkasının acısını neden kıyaslama ihtiyacı duyuyoruz?

Kayıpları neden kıyaslıyoruz?

Bir başkasının acısıyla karşılaştığımızda ne söyleyeceğimizi bilemeyebiliriz. Acı karşısında hissettiğimiz çaresizlik, belirsizlik ve rahatsızlık duygusundan uzaklaşmak için hemen bir açıklama ya da çözüm üretmeye çalışabiliriz.

Kıyaslama da bu çabanın bir parçası olabilir.

“Daha kötüsünü yaşayanlar var” dediğimizde, aslında kişinin yaşadığı acıyı bir ölçüye yerleştiriyor ve ona ne kadar üzülmesi gerektiğini dolaylı olarak söylüyor olabiliriz.

Oysa kayıpların büyüklüğünü belirleyen, yalnızca kaybedilen şeyin ne olduğu değildir. Kaybedilen kişinin, ilişkinin, hayvanın ya da yaşamın bir parçasının bizim için taşıdığı anlam da önemlidir.

Bir kaybın dışarıdan nasıl göründüğü ile kişinin içinde nasıl yaşandığı her zaman aynı değildir.

Her kayıp aynı şekilde yaşanmaz

En sık karşılaştığım durumlardan biri, birisi evcil hayvanını kaybettiğinde verilen tepkiler.

“Aman, zaten bir hayvandı.”

Bu cümle, kaybedilen şeyin dışarıdan nasıl değerlendirildiğini gösterirken, o kişinin hayatında nasıl bir yer tuttuğunu göz ardı ediyor.

Bir evcil hayvan, kimi zaman yalnızlığın eşlikçisi, kimi zaman ailenin bir üyesi, kimi zaman da koşulsuz sevginin ve güvenin önemli bir parçasıdır.

Benzer şekilde, bir ilişkinin bitişi, bir işin kaybedilmesi, sağlıkla ilgili bir değişim ya da hayatımızda önemli bir dönemin sona ermesi de kişiden kişiye farklı anlamlar taşıyabilir.

Bu nedenle kayıpları yalnızca neyin kaybedildiğine bakarak değerlendirmek, kişinin yaşadığı duygusal deneyimi anlamamızı zorlaştırır.

Bir kaybın anlamını, o kaybı yaşayan kişinin hikâyesinden bağımsız düşünemeyiz.

İyi niyetli teselli cümleleri neden incitebilir?

Bir kayıp karşısında ne söyleyeceğimizi bilemediğimizde, çoğu zaman tanıdık ve kalıplaşmış cümlelere başvururuz.

“Her şeyin bir nedeni vardır.”

“Zamanla geçecek.”

“En azından güzel anılarınız var.”

“Hayat devam ediyor.”

Bu cümlelerin her biri farklı bir bağlamda anlamlı olabilir. Ancak yas yaşayan kişinin henüz duygularını anlamlandırmaya çalıştığı bir dönemde, bu ifadeler ona yaşadığı acının gereğinden fazla olduğu mesajını verebilir.

Kişi yalnızca kaybının acısıyla değil, aynı zamanda neden hâlâ üzgün olduğunu açıklamak zorunda hissetmenin yüküyle de karşılaşabilir.

Böylece yasın üzerine anlaşılmama, yalnızlık ve hatta suçluluk duyguları eklenebilir.

Burada önemli olan, teselli etmek ile kişinin acısını ortadan kaldırmaya çalışmak arasındaki farkı görebilmektir.

Bazen karşımızdaki kişinin acısını hafifletmek için acele ederken, onun o acıyı yaşamasına izin vermeyi unutabiliriz.

Birinin acısını anlamak için aynı şeyi yaşamış olmamız gerekir mi?

Bir başkasının yaşadığı kaybı tam olarak anlayabilmek için onunla aynı deneyimi yaşamış olmamız gerektiğini düşünebiliriz.

“Ben de yaşadım, seni anlıyorum.”

Bu cümle bazen yakınlık kurmamıza yardımcı olabilir. Ancak aynı deneyimi yaşamış olmak, iki kişinin aynı şekilde hissettiği anlamına gelmez.

Herkesin geçmişi, ilişkileri, ihtiyaçları ve kayıplara yüklediği anlam farklıdır.

Birinin acısını anlamaya çalışmak, kendi deneyimimizi onun deneyiminin ölçüsü hâline getirmek değildir.

Aynı şeyi yaşamamış olsak da karşımızdaki kişinin duygusunu merak edebilir, onu dinleyebilir ve yaşadıklarına saygı gösterebiliriz.

Bazen anlamak, “Ben olsaydım ne hissederdim?” diye düşünmekten çok, “Sen bu kaybı nasıl yaşıyorsun?” diye sorabilmektir.

Yas yaşayan birine nasıl destek olabiliriz?

Yas sürecinde olan birine destek olmak için mutlaka doğru cümleyi bulmamız ya da bir çözüm sunmamız gerekmez.

Bazen en değerli destek, kişinin duygularını değiştirmeye çalışmadan yanında kalabilmektir.

“Şu anda senin için nasıl bir şey olduğunu tam olarak bilemeyebilirim ama seni dinlemek isterim.”

“Bu kaybın senin için ne kadar önemli olduğunu anlamak istiyorum.”

“Konuşmak istersen buradayım.”

“Şu anda sana nasıl destek olabilirim?”

Bu tür ifadeler, karşımızdaki kişiye kendi deneyimini anlatabileceği bir alan açar.

Her zaman bir şey söylemek de gerekmeyebilir. Sessizce yanında olmak, dinlemek ve kişinin duygularına yer açmak da güçlü bir destek biçimidir.

Yasın belirli bir takvimi yoktur. Ne kadar süreceğine, nasıl yaşanacağına ve kişinin ne zaman toparlanması gerektiğine başkaları karar veremez.

Yasın bir çözümünü bulmak zorunda değiliz. Onu teselli etmek, başka kayıplarla kıyaslamak ya da hızlandırmak zorunda da değiliz.

Bazen yapılabilecek en önemli şey, kişinin acısını değiştirmeye çalışmadan ona eşlik etmektir.

Bir kaybın ardından anlaşılmaya ihtiyaç duymak

Kayıplar, yaşamın kaçınılmaz bir parçası olsa da her kayıp kendine özgüdür. Bir başkasının yaşadığı acıyı kendi deneyimlerimizle ölçmek yerine, onun hikâyesini anlamaya çalışmak daha kapsayıcı bir yaklaşım sunar.

Belki de yas yaşayan birine verebileceğimiz en önemli mesaj şudur:

“Yaşadığın şeyin senin için ne ifade ettiğini anlamaya çalışıyorum. Bunu tek başına taşımak zorunda değilsin.”

Siz yas sürecinizde hangi cümleleri duymak size iyi geldi? Hangi cümleler kendinizi anlaşılmamış hissetmenize neden oldu?

Deneyimlerimizi düşünmek, hem kendi yasımıza hem de başkalarının yasına daha anlayışlı yaklaşmamıza yardımcı olabilir.

Bir kaybın ardından kendinizi anlaşılmamış hissediyorsanız, yasınıza alan açmak ve yaşadıklarınızı anlamlandırmak için birlikte çalışabiliriz.

Yas sürecinde nasıl çalıştığımı Kayıp ve Yas sayfamda bulabilirsiniz.

Bilgi almak için ulaşın

Bu yazı, Instagram hesabımda (@psikolog.burcuseker) paylaştığım bir videodan derlenmiştir.

Bu konu size tanıdık geldiyse

Bir ön görüşmeyle ihtiyacınızı birlikte değerlendirebiliriz. Randevu talebiniz kayıt altına alınır, en kısa sürede dönüş yapılır.

Randevu Talebi

Diğer yazılar

İlişki Kurmak mı, Ürün Seçmek mi?

Dating uygulamaları, seçenek bolluğu ve daha iyisini arama düşüncesi ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Modern ilişkilerde duygusal bağ kurmanın psikolojisi.