Özgüven Aslında Neyle İlgili? İç Referanslarınızı Bulmak
· Burcu Çetin Şeker
Terapist olarak danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu: "Özgüvenim düşük, özgüvenimi geliştirmek istiyorum."
Ben de genellikle şunu sorarım: "Sizin için özgüven nedir?" Gelen cevaplar birbirine çok benzer:
- İnsanların ne düşüneceğini, ne söyleyeceğini çok fazla düşünüyorum.
- İnsanların istediği şeylere hayır diyemiyorum.
- Kendi sınırlarımı koyamıyorum.
- Bir şeyi istemesem de yapmak zorundaymışım gibi hissediyorum.
Bütün bunların ortak noktası
Bu cümlelerin ortak noktası, insanın kendini önceliklendirmeyi bilmemesi: kendi ihtiyaçlarını görmemesi, onların farkına varmaması.
Peki neden kendi ihtiyaçlarını görmeyen insanlar hâline geliyoruz? Ben bu sorunun cevabını ararken biraz daha geniş bir çerçeveden bakmayı tercih ediyorum.
Dış referanslarla büyümek
Kolektif bir toplumda yaşıyoruz. Başkalarının ne düşündüğüne çok önem verilen, başkalarını memnun etmeye büyük anlam yüklenen bir kültür bu. Aileler de çoğu zaman dış referanslarla yaşar: "Bak o ne yapmış." "Bak bu ne demiş." "Komşunun kızı bilmem ne yapmış, sen niye böyle yapmadın?"
Sürekli kıyaslamalarla, dışarıdan alınan ölçülerle büyüyoruz. Bu da iç referanslarımızın oluşmasını zorlaştırıyor. "Ben neyden hoşlanırım? Ben bir şeyi nasıl yaparım?" gibi soruların cevaplarını kendi içimizden değil, başkalarının ne düşüneceğinden öğreniyoruz.
Sonunda başkalarının düşüncelerine göre yaşıyor, hayır diyemiyor, kendimizi önceliklendiremiyoruz ve buna "özgüvensizlik" diyoruz.
Nereden başlamalı?
Kendinize iki soru sorarak başlayabilirsiniz: "Ben ne istiyorum? Benim neye ihtiyacım var?" Cevaplar belki hemen gelmeyecek ama sordukça bulmaya başlayacaksınız.
Özgüvenli olarak gördüğünüz insanlara bakın. Ortak özellikleri, kendi ihtiyaçlarını görmeleri ve onları karşılamak için adım atmaları. "Ben bunu seviyorum, bunu sevmiyorum" diyebilirler. Pratikte bu şöyle başlayabilir:
- Bir kıyafet mi alacaksınız? Kimseye sormadan, sadece "ben hangisini beğeniyorum?" diye düşünüp seçin.
- Yemek mi yiyeceksiniz? "Bugün canım ne çekiyor?" diye yalnızca kendinize sorun.
Bu küçük soruların cevaplarını buldukça kendinizi tanımaya ve kendi iç referans noktalarınızı keşfetmeye başlayacaksınız. Formül aslında bu kadar basit; uygulaması ise zaman ve sabır istiyor.
Hayır diyememek ve sınır koyamamak ilişkilerinizi ya da iş hayatınızı yoruyorsa, bunu birlikte ele alabiliriz. Bu konuda daha fazla bilgi almak için bana ulaşabilirsiniz. İlişkisel sorunlar sayfamda bu konuda nasıl çalıştığımı da bulabilirsiniz.
Bu yazı, Instagram hesabımda (@psikolog.burcuseker) paylaştığım bir videodan derlenmiştir.
Bu konu size tanıdık geldiyse
Bir ön görüşmeyle ihtiyacınızı birlikte değerlendirebiliriz. Randevu talebiniz kayıt altına alınır, en kısa sürede dönüş yapılır.
Diğer yazılar
Çocukları Sosyal Medyadan Uzak Tutmak mı, Dijital Dünyaya Hazırlamak mı?
15 yaş altına yönelik sosyal medya kısıtlaması, çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmemiz için bir fırsat olabilir mi? Gelişimsel ihtiyaçlar, sınırlar ve ebeveyn rehberliği üzerine.
Reels Göndermek: "Beni Anla" Demenin Yeni Yolu
Az önce bir arkadaşınıza Reels gönderdiniz mi? Kısa videolarla iletişim kurmamızın altında yatan anlaşılma ve görülme ihtiyacı üzerine.
Neden Hep Kolay Olana Uzanıyoruz? Dopamin, Ödül ve Dikkat
Yürüyüşe çıkmak yerine telefonu elimize almamızın sebebi irade eksikliği değil, beynimizin ödülü ne zaman alacağına bakması. Dopaminin, ödül sisteminin ve dikkat eksikliğinin bu hikâyedeki yeri.