Mükemmel Tablo Yok: Mükemmeliyetçilik Bizi Nasıl Erteletir?
· Burcu Çetin Şeker
Size bir tablo asma meselesinden bahsetmek istiyorum. Psikolog olan bir arkadaşımla sohbet ederken bana şunu söyledi: Bir yıl önce aldığı tabloları hâlâ asamamış.
Neden diye sordum. "Çünkü hâlâ mükemmel yeri bulamadım" dedi. "Duvarların boş olması beni çok sinir ediyor ama yine de asamıyorum."
Mükemmel arayışının döngüsü
Arkadaşımın zihninde dönen sorular aslında hepimize tanıdık:
- Ya astığım yerden memnun olmazsam?
- Ya çıkardığımda duvarda kocaman bir delik kalırsa?
- Ya tablolar birbiriyle uyumlu olmazsa?
- Ya astıktan sonra daha güzel, daha mükemmel bir tablo bulursam?
Bu soruların hiçbiri yanlış değil. Ama hepsi bir araya geldiğinde ortaya bir mükemmellik döngüsü çıkıyor ve döngü bizi tek bir yere götürüyor: hiç başlamamaya. Arkadaşımın duvarı bir yıl boyunca boş kaldı.
Döngüden nasıl çıktım?
İtiraf edeyim, ben de bir yıl önce aynı döngüdeydim. "Oraya asılacak en mükemmel tablo hangisi? Ya bunları alırsam ve sonra başkasını beğenirsem?"
Bir noktada durup kendime şunu söyledim: Mükemmel tablo diye bir şey yok. Şu an asmak istediğin tablolar var. Bugün asmazsan duvarın boş kalacak. Boş bir duvarı mı tercih ediyorsun, yoksa elindekileri değerlendirmeyi mi?
Yarın başka bir tablo bulabilir, değiştirmek isteyebilirsin. Ama o bugünün değil, yarının sorunu.
Bugün elimde bunlar vardı; nereye asacağıma baktım ve astım. Bu konuyu konuştuktan sonra arkadaşım da elindeki tabloları astı. İkimiz de aynı şeyi hatırlamış olduk: Mükemmel tablo yok.
Peki gerçekten tablodan mı bahsediyoruz?
Elbette hayır. Hepimizin hayatında bir "mükemmel tablo" arayışı var. Mükemmel zamanı bekleyen bir iş değişikliği, kusursuz hazırlık isteyen bir proje, "tam hazır olduğumda" başlayacağımız bir spor ya da ilişki. Mükemmeliyetçilik çoğu zaman kendini yüksek standartlar olarak gösterir. Altında ise genellikle yanılma ve pişman olma korkusu vardır.
Döngüyü kırmak için kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Mükemmelini beklerken neyi kaybediyorum?" Bugün elinizde olanla atacağınız küçük bir adım, hiç atılmayan mükemmel bir adımdan her zaman daha değerlidir.
Mükemmeliyetçilik ve erteleme hayatınızda sık sık sizi durduruyorsa, ardındaki kaygıyı birlikte anlamak iyi gelebilir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için bana ulaşabilirsiniz. Kaygı bozuklukları sayfamda bu konuda nasıl çalıştığımı da bulabilirsiniz.
Bu yazı, Instagram hesabımda (@psikolog.burcuseker) paylaştığım bir videodan derlenmiştir.
Bu konu size tanıdık geldiyse
Bir ön görüşmeyle ihtiyacınızı birlikte değerlendirebiliriz. Randevu talebiniz kayıt altına alınır, en kısa sürede dönüş yapılır.
Diğer yazılar
Çocukları Sosyal Medyadan Uzak Tutmak mı, Dijital Dünyaya Hazırlamak mı?
15 yaş altına yönelik sosyal medya kısıtlaması, çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmemiz için bir fırsat olabilir mi? Gelişimsel ihtiyaçlar, sınırlar ve ebeveyn rehberliği üzerine.
Reels Göndermek: "Beni Anla" Demenin Yeni Yolu
Az önce bir arkadaşınıza Reels gönderdiniz mi? Kısa videolarla iletişim kurmamızın altında yatan anlaşılma ve görülme ihtiyacı üzerine.
Neden Hep Kolay Olana Uzanıyoruz? Dopamin, Ödül ve Dikkat
Yürüyüşe çıkmak yerine telefonu elimize almamızın sebebi irade eksikliği değil, beynimizin ödülü ne zaman alacağına bakması. Dopaminin, ödül sisteminin ve dikkat eksikliğinin bu hikâyedeki yeri.